Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım, TBMM grup toplantısında konuştu

     Başbakanımız, Genel Başkanımız Sayın Binali Yıldırım, TBMM grup toplantısındaki konuşmasına, İstanbul Yenikapı’ da 7 Ağustos’ ta yapılan Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ni değerlendirerek başladı.

 

Başbakanımız

 

     Başbakanımız Yıldırım, 7 Ağustos’un, tarihi bir gün, bir milat, bir dönüm noktası olduğuna işaret ederek, “o muhteşem mitingde İstanbul’da Anadolu’nun her köşesinde beraber olduklarını” söyledi.

     Çanakkale ruhunun, İstiklal ruhunun Yenikapı’da olduğunu ifade eden Yıldırım, “Abdülhamit Han da oradaydı, Mustafa Kemal de oradaydı, Mehmet Akif Ersoy da oradaydı Nazım Hikmet de oradaydı. Cumhur oradaydı, Cumhurun reisi, başkomutan oradaydı. Biz hepimiz oradaydık, CHP’si, MHP’si, onların saygıdeğer genel başkanları, parti mensupları oradaydı. Orada hepimiz İstanbul kadar muhteşemdik.” diye konuştu.

IMG_1561[1]

 

     DELİ DİYENLER

     Yıldırım, İstanbul ve bütün Türkiye’de hep birlikte dünyaya bir mesaj verdiklerini vurgulayarak,  o mesajın, “Devletimiz, milletimize aittir ve milletimiz birdir.” mesajı olduğunu bildirdi.

     Türkiye’nin, pazar günü büyük bir birlik, beraberlik, uzlaşma kapısını araladığına dikkati çeken Başbakan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

     “Bu uzlaşma zeminini bundan böyle özenle koruyacağız. Türkiye, eşsiz bir toplumsal mutabakata varmıştır. Bu mutabakat zeminini gözümüz gibi koruyacağız. 25 gündür meydanlardaki çığlığımızı duymayanlar, dün birliğimizi gördüler. Eli kanlı darbecileri görmezden gelenler, nihayet Türkiye’nin sesini duyabildiler. Bedduacı terörist başı da onu kan dökmeye azmettirenler de dün Türkiye’yi, Türk milletinin ihtişamını gördüler. Türkiye’yi dize getirmek isteyenler, millet nasıl olurmuş, bayrak ne demekmiş gördüler. Pensilvanya’daki terörist başı için hala ‘delil delil’ diyenler, Türk milletinin talebini gördü. Dünya tarihine, eşine rastlanmayan bir direniş ruhu, dün bir kez daha ayağa kalktı. İstanbul’da, Demokrasi ve Şehitler Mitingi’nde 5 milyon vatandaşımız, darbecilere en gür sesiyle karşı çıktı. Aynı zamanda 80 ilimizdeki milyonlarca insanımızın da kalbi Yenikapı’da attı. O er meydanında bir olduk, beraber olduk, iri olduk, diri olduk, birlikte Türkiye olduk.”

IMG_1578[1]

 

     ŞİMDİ DAHA GÜÇLÜYÜZ

     Başbakanımız Yıldırım, demokrasi, hukuk, istiklal ve  özgürlük için devlet, hükümet, muhalefet olarak hep orada olduklarını belirtti. Yıldırım, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, CHP Genel Başkanı, MHP Genel Başkanı, Genelkurmay Başkanı ile hep beraber orada olduklarını, sanatçı, bilim insanı, kanaat önderleri, sporcu, işçi, işveren, memur, emekli, amirlerin de orada olduğunu anlattı.

     Yıldırım,  “Kadınımızla, erkeğimizle, gencimizle, yaşlımızla 79 milyon vatan evladıyla hep oradaydık. Yan yana, omuz omuza demokrasinin yanında, Türkiye düşmanlarının karşısındaydık. Elhamdülillah şimdi daha güçlü, daha kudretliyiz.” dedi.

     27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat darbelerini, içleri kan ağlayarak hatırladıklarını vurgulayan Yıldırım, 15 Temmuz’da, 7 Ağustos’ta darbeler defterini açmamak üzere kapattıklarını belirtti.

IMG_1563[1]

     7 AĞUSTOS’TA YENİ BİR DESTAN DAHA YAZDINIZ

     Türkiye’nin, 15 Temmuz’da darbeyi yendiğine işaret eden Yıldırım, Türkiye’nin her köşesinden insanların, vatanı, milleti, demokrasi için Hakka yürüdüğünü söyledi. Yıldırım, şunları kaydetti:

     “Çanakkale şehitleri gibi, İstiklal şehitleri gibi, 15 Temmuz şehitlerimiz de aynı hedef için Hakka yürüdüler, şehit oldular. İzmirli, Bursalı, Trabzonlu, Konyalı şehitlerimiz ile Diyarbakırlı, Vanlı, Bingöllü şehitlerimiz, beraberce şehadet makamına yükseldi. Onlar bu toprakları bir kez daha vatan yaptılar, bizi birleştirdiler, milleti bir araya getirdiler. 7 Ağustos’ta insanımız, demokrasi zaferinin mührünü Yenikapı’ya vurdu. 15 Temmuz gecesi, demokrasi destanı yazanlar, 7 Ağustos’ta yeni bir destan daha yazdınız. Yenikapı’da ve Türkiye’nin her köşesinde on milyon vatan evladı meydanlardaydı. Her fikirden, her kökenden, her meşrepten milyonlar bir aradaydı. Türk’tü, Kürt’tü, Arap’tı, Zaza’ydı, Çerkez’di, Boşnak’tı, Gürcü’ydü, Alevi’ydi, Sünni’ydi ama hep birlikte büyük bir Türkiye’ydik.”

IMG_1564[1]